Yayına Sokan: Mine_ Yayınlanma Tarihi: 03.04.2010 (346 Kere Okundu)
21.02.2008
Evet, turunç ağacı, evet senden bahsediyorum… Bu kadar şaşırman doğal elbette ve çok da haklısın… Sen tam 25 yıldır orada, penceremin önündesin ve ben seni şimdi görüyorum ne yazık ki!
Tam 25 yıldır, her sabah kahvaltımı yaptığım, her öğlen yemeğimi yediğim ve çoğu kez dost sohbetlerimin eşliğinde kahve yudumladığım masanın tam karşısında bana göz kırptın.
Miniciktin, büyüdün, olgunlaştın, dalların göğe yükseldi ve her mevsim çiçek açtın ve her mevsim meyve verdin… Yaprakların her gün bir öncekinden daha büyüdü, yeşerdi ve güzelleşti. Ve ben seni hiç görmedim, göremedim..
Ta ki o güne kadar…
O masaya oturmayalı tam 7 uzun ay olmuştu. Tedavim beni yatağa bağımlı hale getirmişti, kıpırdayamaz olmuştum çünkü…
………....
Tedavim sonlanmış ve ben tüm gayretimle yavaş ve minik adımlarla ve elbette annemin yardımıyla 7 ay sonunda ilk kez yeniden o kahvaltı masasına oturdum. O uzun süre boyunca odanın dört duvarından ve tavanından başka bir şey görmeyen gözlerim, pencerenin dışındaki dünyayı görmek için can atıyordu.
Annemden perdeyi açmasını rica ettim. Ve annem usulca çekti perdeyi. Gözlerim ilk önce seni gördü sevgili turunç ağacı. 25 yıldır gözünüm önünde duran ve benim hiç görmediğim seni…
İçimi tarifsiz bir heyecan sardı birden. Sanki beni karşılıyordun. Yaprakların bir başka yeşildi ve meyvelerin başka bir turuncu… Benim için doğanın en güzel elbisesini giyip hazırlanmıştın sanki. Neşeliydin tıpkı benim gibi, ışıl ışıldın… Her zamankinden çok mu meyve vermiştin bu defa, yoksa ben mi yeni fark ediyordum bunu da?
Anneme dönüp;
‘Ağacın yaprakları ne kadar canlıymış anne, ne güzel bir yeşilmiş yeşili … Yaşamak, hayatı fark etmek bu olsa gerek, şimdi anlıyorum…’ Dedim.
Dünyayı gerçekten görmenin, hissetmenin, işitmenin nasıl bir şey olduğunu şimdi anlıyor ve öğreniyorum. Ve seninle birlikte hayata yeniden ve şimdi çok daha anlamlı bir merhaba diyorum… Bundan sonra, yapraklarını yenileyişini, çiçeklenişini, çiçeklerinin meyveye dönüşümünü çok büyük bir heyecan ve neşeyle takip edeceğim sana söz…
Ve sana söz, bundan sonra hayat beni ne kadar yorarsa yorsun, ne kadar engelle karşılaşırsam karşılaşayım, hayatın gerçek güzelliklerini görmekten vazgeçmeyeceğim.
Ve her sabah güne, sana neşe dolu bir merhaba diyerek başlayacağım...
Saygı değer kerdeşim Mine Bizler bazen yanıbaşımızdaki güzellikleri göremiyoruz veya görmek istemiyoruz, Kafalarımız bu dünyanın meşekatleri ile öyle dolu oluyorki onları kafamızdan silip değişik bir gözle çevremize bakmıyoruz. Rabbim sizlere saygı,sevgi ve huzur dolu sağlıklı bir yaşam nasip eylesin kardeşim. Sağlıkla kalın...