Bir şarkı tuttum sana. Ve bir yıldız seçtim gökyüzünden. Sonra o yıldız kayıp gitti elerimden. Bir şey anlatmak istedi sanki, yıldız değil dilek tut dedi bana.. dinledim sözünü. Kattım dileğimi de deli kızın bohçasına. Gönderilmemiş mektuplar var daha.. Aslında itiraf edeyim hiç yazılmadılar da.. Yazılmadı dediysem yüreğe değil ya, kağıda.. Öyle hemen alınma..
Hava durumu mühim değil, yolların durumu da.. Sonra nerde olduğum, ne yaptığım, ne yediğim içtiğim de öyle.. Bütün bir günü senin adını telaffuz etmeden geçirmiş olabilirim. Hatta yıllar geçmiştir belki ismin zikredilmeyeli. Yüzünü görmek mi? Komik olma. Haberim yok ki yaşadığından. Ben mi? Ben nerdeyim..? Kimbilir belki de cennetten yazıyorum bu mektubu sana.. Sana.. sen.. Sahi kimdin sen? Şaka şakaJ Hatırlıyorum yüzünü çok net olmasa da.. En çok ne severdin yemeklerden onu bilmiyorum.. ama tuttuğun takım aklımda.. sevdiğin üç beş şarkı.. verdiğin bi kaç söz.. ve daha.. dahası yok aslında.. varsa da saklımda..
Hayat ne garip.. bir anne şefkatiyle anıyorum şimdi seni. Kaşın gözün değil, düşününce çocukluğunu yaralı dizlerin sızlatıyor içimi. Yaramazdın biliyorum. Çocukları çok severdin onu da hatırlıyorum.. Güzel.. Hatırladıklarım hızla artmakta. Bunları da koymalıyım deli kızın bohçasına.
Harika bir Picasso eseri gönderiyorum. Paha biçilmez bir parça.. Of hayır, yine inandınJ dedim ya bir şarkı var sana tutmuştum, sonra yıldız seçmiştim kayıp giden.. bir de dileğim ve küçük hatıralar, büyük umutlar.. gönderilmemiş hatta hiç yazılmamış mektuplar.. hepsini deli kızın bohçasına koydum ve verdim postaya. Nerde olduğum, nerde olduğun mühim değil.. adreste yok, isim de.. artık kim üstüne alınırsaJ
Yaşıyor musun gerçekten bak merak ettim şimdi.. Yaşamıyorsan sen de, ne olacak bu posta? Bana geri gelemez ki.. Çünkü ben yokum artık bu dünyada.. aslında varım ama sandığın gibi değil.. metafizik boyutlarda seyreden kimliği belirsiz bir varlığım.. en iyisi sen yaşıyor ol ve beni hiç uğraştırma.. ben belki de cennetten yazıyorum bu satırları sana.
Emanetimi alırsan sağ salim, aç bohçayı. Şarkıları diline, dileğimi dileğine ve yıldızımı senin göğüne kat. Yazılmamış mektupları göremezsin elbet ama olur da hissedersen varlıklarını, onları nerde saklayacağını yüreğine sor.. işte o zaman düşerse gönlüne bir kor, yokluğumu hisset en içerinden.. çok geçti senin üzerinden.. ve sen.. ardımda bir çocuğu öksüz bırakmışım gibi öylece kaldın aklımda.. yıllarca.. dünya gözüyle son kez göreyim istedim ve helalleşelim bütün diriler gibi.. ama olmadı.. neydi bunun adı? Kader mi? Kısmet mi? Her neyse.. zaten benim ne hakkım var ki sende.. helal et gitsin sen de..bak bekliyorum mahşer gününde. Kimseye söz verme! Ben çoktan tanıyor olacağım buraları.. korkma bu saatten sonra yamanmam sana : ) en fazla tanışırsınız bizimkilerle.. bizimkiler dediğim çoluk çocuk, eş dost işte.. hep bir arada, mahşerde.. sen de al gel seninkileri. Değişiklik olur onlara da. E nasılsa kimse kalmayacak dünyada. Herkes orada.. vay be.. seninle bi gün mahşerde…
neyse boşver sen bak işine. Posta gelirse al olur mu? Aç bohçasını bu deli kızın; şarkıyı diline, dileğimi dileğine ve hasretimi yüreğine sar.. yıldızı kaçırdın mı sen de elinden? Üzülme.. burada onlardan çook var.. yine gönderirim ben sana, mektup da yazarım.. bu sefer yalnız yüreğe değil.. bildiğin kağıda.. üç beş satır, hatır, selam.. mektup dediğin nedir ki? Yazdım gitti vesselam…
|
Yorumlar gönderenlere aittir, içerikleri için sitemiz sorumlu tutulamaz.
|
||||