selam dedim yarım kaldı.. ben bana ait olmayan ama içimi fena acıtan babamın hikayesini anlatmak istiyorum; babam 2008 te kontrol amaçlı çekilen bir röntgende sol akciğerde küçük bir leke görünüyor ve işgüzar dr kendi uzmanlık (dahiliye) alanı ile alakalı olmamasına rağmen bu lekenin sorun olmadığını çocukken geçirdiği bir hastalıktan dolayı saçma zırvalarıyla geçiştiriyor. 2008 hazirana kadar geçen bu zaman zarfı içerisinde tatil için yanına gittiğimde babamda öksürük ve halsizlik farkediyorum. ısrarlarımız neticesinde babamı istanbulda kontrol için ikna ediyoruz. geliyr tahlil tetkik bronkoskopi ve sonrası malum akciğer kanseri teşhisi konuyor. bu süredeki yaşadıklarımı anlatamam. nedendir bilmem ama hep kötü birşeyler olduğunu hissetmiştim Bronkoskopi sonrası labaratuarı kaç kere aradım hatırlamıyorum ısrarla sonucu öğrenmek istememe rağmen dr un bilgi vereceğini ve sabah öğrenebileceğimizi söylediler akşam saat 10 ve dr u arıyorum ve duraklamadan ezberden anlatıyor ve ben susuyorum gün bugün o yumru boğazımda ... sonra mı? kardeşimin çalıştığı özel hastanede devam ediyor kontroller pet emar tek tek yapılıyor sonuç bol muallaklı ifadeler biri ameliyat olur öteki olama.. dr ları ve hastane çalışanlarını babama asla hastalığını söylememeleri konusunda ikna ediyoruz ) babam hala hastalığını bilmiyor yani biliyorsa bile kimse dillendirmiyor.. sahte raporlar bile hazırlıyoruz .. ne acı ilk başta çok üzülüyordum onu aldattığımız için şimdi hiç böyle düşünmüyorum.. dr ların tıp eğitimi dışında hasta psikolojisi hatta hasta yakını psikolojisi ile ilgili eğitim almaları gerektiğini düşünüyorum. insanlara ömürleri ile ilgili tahminlerini dile getirecek profösörler gördüm.. elimizde babamın raporları en iyi hocaları tek tek gezdik o kadar çelişkiliydiki anlattıkları yani ben ikna olmadan babamı ikna etmem mümkün değildi.. şimdi ne kadar kızıyorum kendime gittiğim bir onkoloji profösörü vardı adam yüzüme bakım 3 ay 6 ay .. ve ağlıyorum bun lar gerçek diyor ben ona ben hergün kanser vakası görmüyor bahsettiğiniz de köpeğim kedim değil ki böyle bile olsa bu şekilde anlatılmaz BABAM diyorum. orada neden kapıyı çarpıp çıkmadığım ve bu kadar zırva dinlediğim için hala öfkeliyim. 6 kardeş (anneme dahi söylemedik) karar veriyoruz ameliyat yok kemo yok radyo yok .. şimdi nasıl yani diyorsunuzdur emin olun bu kararı alırken hepimiz çok düşündük ve hepimiz üniversite mezunu insanlarız ilkin kendimle çeliştim bu bir cehalet diye ama şimdi bakıyorum ki çok da yanlış değilmiş alınan karar. Şimdimi babam aslanlar gibi yanımızda .. Biz bağışıklık sistemine çalıştık ve bu hastalığı yenen tanıdığımız tanımadığımız türkiyenin her yerinden birçok insanla görüştük.. verem aşısından tutun çinden mantara pervariden bala malatyadan kayısıya flan filan..kontrollerini yaptırıyoruz belli aralıklarla şimdilik çok şükür ki işe gidiyor arkadaşlarıyla vakit geçiriyor bahçesiyle ilgileniyor torunlarıyla oynuyor yani hayat devam ediyor. İnsan ömrü su misali..akıp gidiyor.. nekadar yaşadığından ziyade nasıl yaşadığın anlamlı olmalı diye düşünüyorum rabbim başta babam olmak üzere tüm hastalara şifa verir inşallah sevgilerimle.....
Yorumlar gönderenlere aittir, içerikleri için sitemiz sorumlu tutulamaz.